18 Ocak 2012 Çarşamba
Kayıkçıyla sohbetler
Hayali bir karakterle sohbet etmenin , benim gibi insanlara dert anlatmaktan nefret eden bir insan için çok başarılı bir fikir olduğuna inanıp, bu sohbetleri devam ettirmeye karar verdim. Zaten gerçek insanlarında gerçekten var olduklarına hiç inanmadım. Neyse bugün baya tatsız bir gündü. Hangi şu yapacak hiçbir şey bulamadığın, yapman gerekenler için de halinin olmadığı günler vardır ya, işte öyle. Zaten az önce son sigaramı da içmiş olduğumu fark ettim. Öylece sabah olsun diye bekliyorum işte. Yarın yeni ve güzel bir gün olacak hissediyorum. Bugün boştuktan istifade eskileri kurcaladım. Meğer anı dediğimiz şey beynimizin bir oyunuymuş. Berbat hatırladığım günlere dair fotograflarda gözlerim parlıyor, mutlu olduğunu sandıklarımda kuru bir hüzün var gülümseyen maskenin altında. Ne tuhaf. İkimizde geleceği bilerek yaşamışız. Birisi geleceği ancak bilirsen değiştirebilirsin demişti. Oysa ki bu benim en büyük lanetim, bilsen de değiştirememek. Heisenberg haklı hayat boktan bir paradoxdan ibaret.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder