31 Temmuz 2018 Salı

Fener

Galiba denizin sonsuzluğunu, gökyüzünün görkemini en iyi yalnızlar anlayabiliyor. Yalnızdan kastım gerçekten yalnız olanlar; ateşi çıkınca su getireni olmayan, ölünce evden gelen korkunç kokudan öldüğü anlaşılanlar. Bir kitleye ait olunca sınırlı oluyorsun da karanlık yalnızlık dışında kimsen olmadığını fark ettiğinde sonsuz oluyorsun gibi. İçinde galaksiyi dize getirebileceğine olan korkunç inancın ve hissettiğin bir güç olsa da bir insan evladı merhaba dediğinde acaba bu beni ne kadar yararlar hesaplarının içinde kırılganlığın.

4 Nisan 2018 Çarşamba

birinci tekil şahıs

Kilit noktanın en değer verdiğin şeyin anahtarın olmasıdır. Bir dairenin evin olduğunu anlamak için vaktin ve iştahın olmadığı için çöpe dökeceğini bildiğin yemekler yapmaktır. Alerjin olsa dahi kedine sarılıp uyumaktır. Hastalıktan sürünsen de eczaneye gidip, kendine çorba yapıp, çöplerini dökmektir.Akşam işyerinde mesai uzadığında herkes söylenirken zaten hali hazırda eve dönmek için hiç nedenin olmadığından içten içe yalnızlığı bir kaç saat ertelediğin için garip hissetmektir. İnsanları sevmeyen birisi için bile bazen tatsızlık

19 Ekim 2016 Çarşamba

Çünkü insan hayatı tanımaya başladıkça bir insanın eğer isterse her şeyi yapabileceğini fark ediyor. Zaten yaşamı denge aramak üzerine kurulu iken insanların bu aralar çok tutarsızım sözlerine sadece gülüp geçiyor. Bazen ne kadar sevdiğinin değil ne kadar sevildiğinin değerli olduğunu anlayabiliyor. Nedenler ve bahaneler arasındaki uçurumun, aslında belirgin olması durumu daha da beter kılıyor. İnsan bazen sadece duymak ve bilmek istiyor.

6 Nisan 2016 Çarşamba

Ne kadar garip değil mi aşk? ya da sevgi ya da ilişki ? Dünyadaki 7.125 milyar insandan herhangi bir tanesini görür görmez kendini aslında onu yıllardır tanıyormuş gibi hissetmek, ilk konuştuğunuzda bu hissin aslında birbirinize benzerliğinizden ileri geldiğini anlamak, ilk kavgadan sonra aslında onu hiç tanıyamadığını fark etmek ve ilk öpüştüğünüz de aslında tüm yaşamını en iğrençten ve en mükemmeline kadar onu var eden her özelliğini keşfetmek için geçirmeyi istemek. O yanındayken kendini dünyanın en mükemmel insanı hissetmek , konuşurken bir aptala dönüşmek ve asla ona yetemeyeceğini sanmak. Ve bir gün aslında hiç tanışmamış olmayı dilemek

29 Eylül 2015 Salı

aslında öyle çok şey yazmak istiyorum ki ömürler boyu. parmaklarım ve ruhum ve aklım bir olabilse keşke. Keşke gençliğim gibi bir deli halde en iyisi bu diyebilsem. Keşke bir yaşlı falcı yavrum her şey böyle olabilecek dese . Keşke tekrar üzülmek nasıl bir histi hatırlayabilsem. Keşke bu kadar fazla sevilmesem Keşke bir günlüğüne bile olsa kendimi bırakabilsem . Özgürlük ağır bir yüktür der yazar öyle ağır ki keşke birisine tutsak olabilecek kadar sevsem

24 Şubat 2013 Pazar

Aşk ve Koku

Kendininize yeni bir parfüm almak gibidir sanki aşık olmak. Önce size uygun gelen zevkinize hitap eden marka ve şişelere bakarsınız , sonra bir bir denersiniz. Bazıları güzeldir ama teninize uymaz, bazılarının kokusunu seversiniz ama hemen uçup gider ;bazen izi bile kalmaz ve bir tane denersiniz ilk sıktığınızda yoğunluğundan başınız döner, abartılı olmasından korkar beklersiniz orta notasını ve bir bakarsınız ikinci bir ten olmuş size. O koku artık bir parfüm değil sanki sizin kendi kokunuzun eksik kalan kısmıdır. Bir parfüm değil sizin kokunuz olmuştur. Ve milyonlarca insan bile denese kimse de aynı kokmaz. Çünkü kimsenin ten kokusu aynı değildir, ilk notası da , orta notası da son notası da farklı bir haz verir. Uzun süre kullanmasanız bile silik bile olsa izi kalır teninizde, bir kazağınızın üzerinde ya da yastık kenarında. Evet zordur gerçek kokuyu bulmak ve kaliteye sahip olmak bir de gücünüz varsa bile onu almanız yetmez taşıyabilmelisiniz. Yorgunluktan ya aramaktan vazgeçeriz ya da ucuz bir şeyle yetiniriz. oysaki öylesine kullandığımızla hiç kullanmamanın ne farkı vardır ki iz bırakmıyorsa...

20 Temmuz 2012 Cuma

Bazen kendimden o kadar uzaklaşıyorum ki, öylece bulunduğum topraklarda öylece sürükleniyorum. Bambaşka insanlarla bambaşka bir insan oluyorum. Bazen kendimle o kadar yalnız kalıyorum ki , Binlerce ben arasında boğuluyorum. Özgürlük ağır bir yüktür der en sevdiğim yazar. Ne zaman Fazla gelse çokluklar ya da yokluklar bunların " Ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk" olduğunu hatırlayıp yalnızca gülümsüyorum .