27 Şubat 2012 Pazartesi

Küçük bir şehirde yaşamak insana hayatın gerisinde kaldığını hisserttiriyor. Sanki tüm dünya büyük bir parti veriyormuş ama siz davetli değilmişsiniz gibi.Sanki zaman olanca hızıyla akıyorken siz ağır çekim arkalarından koşmaya çalışıyormuşsunuz gibi. Bir ıraklık hissi. Normalde aklınıza bile gelmeyecek bir şeyin bahsi geçip de siz ona ulaşamayınca içinizden geçen o yoksunluk hali. Öyle farklı ki o küçücük dünyaya saniyelerle alışıp , bir o kadar da kaçmak için an beklemek. Evet biliyorum büyük şehirlerde de küçücük dünyamıza hapsolmuş yaşıyoruz ama birisi ev hapsi, birisi ceza evi gibi . Ve zamana yetişemeyen bizim gibi şehir çocukları burada kendi zamanımıza hapsolmuş yaşıyoruz.